
Av. Şamil Demir tarafından kaleme alınan ve Adalet Yayınevi tarafından “Avukatın Uzlaşma Sağlama Yetkisi” adıyla yayınlanan kitapta, uyuşmazlık taraflarının bir müzakere yöntemi olan ve Av. K. m. 35/A’da düzenlenen uzlaşma sağlama yoluna karar vermesinden; uzlaşma tutanağının imzalanması, icra takibine konu edilmesi ve muhtemel itiraz ve iptal taleplerine kadar olan hukuki sürece ilişkin bütün ihtimaller değerlendirilmiştir. Uygulamada ortaya çıkabilecek sorunların tespitinden ziyade uygulayıcılara yol gösterecek önerilerde bulunmaya çalışılmıştır. Doktrinde var olan görüşlerin aktarılmasıyla yetinilmeyerek uygulamayı olumsuz etkileyen eksiklikler ele alınmış ve düzenleme önerileri getirilmiştir. Bu açıdan çalışma avukatlık hukuku, borçlar hukuku, medeni usul hukuku ve icra iflas hukuku alanlarına giren konularda maddi hukuk ile cebri icranın, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarıyla hukuk biliminin iç içe geçtiği bir kapsama ulaşmıştır.
Yazının geri kalanını oku »
Etiketler:
Av. K. m. 35/A,
Müzakere Teknikleri,
müzakere yaklaşımları,
müzakere yetenekleri,
Şamil Demir,
uyuşmazlık çözümü,
uzlaşma,
uzlaşma sağlama
Yorum Yok »
Sn. Çağdaş Ekler ‘in müzakere.org makale
arşivinde yayınlanan yazısı müzakereye ilişkin benimsenen ve doktirinde de kabul gören neredeyse bütün müzakere yaklaşımlarını topluca değerlendirebilmemizi sağlayan başarılı bir çalışma.
Bir müzakerede benimsenecek yaklaşımın “çözüm” ya da “anlaşma” mı doğrucağı da yine müzakerede benimsenen taktik ve yaklaşımlarla doğrudan ilgilidir. Rekabetçi yaklaşımı benimseyerek yapılan, kıran kırana bir müzakereden sonra ortaya çıkan ve tarafları mutlu etmeyen bir anlaşma, aslında o uyuşmazlığa “çözüm” olamayacaktır. Çünkü daha sonra pişmanlık yaratan ve icabında caymayı da gerektirecek bir anlaşma, sadece o an için masadan kalkmayı sağlamış olacaktır ama varılan anlaşmaya uyulması yönündeki “irade” hiç de kuvvetli olmayacaktır.
Bununla birlikte benimsenecek işbirlikçi ve sorun çözücü yaklaşım, “gerçek ve uygulanabilir çözümlere” odaklanma fırsatı vermektedir.
Rekabetçi bir müzakere yaklaşımını yürütebilmek için herhangi bir eğitim almaya gerek yoktur. Bu tür yaklaşımı neredeyse her orta zakada birey kendiliğinden yürütebilecektir. Ama çözüme odaklı yaklaşımlar eğitimi de içine alan bir kişisel gelişim sürecini gerektirecektir. İlkeli müzakere tekniklerini ve buna ilişkin yaklaşımları diğerlerinden ayıran en önemli fark, bu tür müzakereyi “bilinçli” kişilerin yürütmesi gereğinden kaynaklanır.
Etiketler:
Müzakere Teknikleri,
müzakere yaklaşımları
Yorum Yok »
Müzakerelerde taraflarının kendilerini kontrol etmelerinin doğru zamanda, doğru şeyi, doğru şekilde söylemelerinin gerekliliği tartışılmazdır. Ancak müzakerelerde bunu yapabilen kişilerin aynı zamanda bedenlerini ve mimiklerini de kontrol edebildikleri varsayılır. Sesinizi, elinizi, kolunuzu kontrol etmeyi öğrenmiş olabilirsiniz ama bu mimiklerinizi de kontrol edebileceğiniz anlamına gelmez. Çünkü insanın yüzündeki yüzerce kas beyinle direkt iletişim halindedir. İnsan yüzü kişinin içinde bulunduğu ruhsal durumu en küçük kas hareketi ve duruşu ile belli edebilecek yapıdadır. Müzakerelerde siz karşınızdakini sessizce dinlediğinizi sanırken yüzünüzden birçok işaret okunabilir ve karşınızdaki kişi aldığı bu geri bildirimlere göre müzakerenin yönünü ya sezgisel ya da bilinçli olarak değiştirebilir.
İşte mimikler bu özellikleri nedeniyle müzakereci ve arabulucuların üzerinde çalışmaları ve kendilerini eğitmeleri gereken müzakere unsurlarındandır. Çünkü sözcüklerinizle olduğunuz kadar beden dili ve mimiklerinizle de müzakere halindesinizdir. Bu yeteneğin gelişmesi doğrudan doğruya müzakereci ve arabulucunun beynindeki sakinliğin sağlanmasıyla ilgilidir. Dolayısıyla düşüncelerine hakim olabilen kişi mimiklerine de hakim olabilecektir. Mimiklerdeki olumlu ya da olumsuz hareketlilik aslında karşımızdakinin söylediklerini yargılamamızın doğal bir sonucudur. Bu nedenle bu hareketliliğe son vermenin bir yolu da yargılama faaliyetini en aza indirmekten geçecektir.
Etiketler:
etkin dinleme,
mimikler,
Müzakere Teknikleri
Yorum Yok »
Bir inşaat uyuşmazlığı nedeniyle arabuluculuk sürecine dahil olan ancak müzakerelerde bir türlü yol alamayan ve anlaşma sağlayamayan taraflara o uyuşmazlık sırasında arabuluculuk yapan Ronald Bradbeer tarafından şu soru sorulmuş:
Evli misiniz? Evliliğinizde mutlu musunuz? Akşam karılarınızın yanına anlaşarak mı yoksa anlaşamadan mı gitmek istersiniz? Anlaşırsanız karılarınız muhtemelen yanağınıza sıcak bir öpücük ve konduracak ve size sarılacaktır, demiş.
Bu soru ve değerlendirmeden sonra tarafların olaya bakış açısı kesin bir şekilde yön değiştirmiş ve Ronald Bradbeer taraflardan biriyle özel görüşme yaparken, odanın kapısını çalarak açan diğer taraf, “ben sıcak bir sarılmayı tercih ediyorum” diyerek anlaşmak istediğiniz bildirmiş.
Bu hikayeden hepimizin anlamış olacağı gibi, arabuluculuk sürecini olumlu yönde etkileyecek ve o an için olay ve uyuşmazlıkla ve arabuluculuk süreciyle ilgisiz gibi görünebilecek kişilerin taraflar üzerindeki olumlu olabilecek etkilerinden de yararlanılması gerekeceği sonucunu çıkarabiliriz.
Etiketler:
kolaylaştırıcı sorular,
Müzakere Teknikleri,
Ronald Bradbeer
Yorum Yok »
admin tarafından Müzakere Edebilmek içinde postalandı
Müzakere tekniklerini bilmek kadar onları uygulayabilmek de önemlidir. İyi birer müzakereci olmak için müzakere teknikleriyle donanmış olmak yanında ek beceriler de gerekebilir. Bunlardan en önemlilerinden birisi de “öfke kontrolü” dür. Öfke konusundaki farkındalık ve bunu yenme konusunda gelişirilecek beceriler, müzakere teknikleriyle birleştiğinde başarı daha da belirginleşecektir. Öfkenin tanımı ve onun kontrolü için yapılmış en iyi çalışmalardan birisini sizinle paylaşacağım.
Başkent Üniversitesi Eleştirel – Yaratıcı Düşünme ve Davranış Araştırmaları Labaratuvarının bir çalışması olan ve Hülya Kökdemir tarafından kaleme alınan “Öfke ve Öfke Kontrolü” başlıklı çalışmayı okumanızı tavsiye ediyorum.
Etiketler:
Hülya Kökdemir,
Müzakere Teknikleri,
öfke,
öfke kontrolü
Yorum Yok »