
Av. Şamil Demir tarafından kaleme alınan ve Adalet Yayınevi tarafından “Avukatın Uzlaşma Sağlama Yetkisi” adıyla yayınlanan kitapta, uyuşmazlık taraflarının bir müzakere yöntemi olan ve Av. K. m. 35/A’da düzenlenen uzlaşma sağlama yoluna karar vermesinden; uzlaşma tutanağının imzalanması, icra takibine konu edilmesi ve muhtemel itiraz ve iptal taleplerine kadar olan hukuki sürece ilişkin bütün ihtimaller değerlendirilmiştir. Uygulamada ortaya çıkabilecek sorunların tespitinden ziyade uygulayıcılara yol gösterecek önerilerde bulunmaya çalışılmıştır. Doktrinde var olan görüşlerin aktarılmasıyla yetinilmeyerek uygulamayı olumsuz etkileyen eksiklikler ele alınmış ve düzenleme önerileri getirilmiştir. Bu açıdan çalışma avukatlık hukuku, borçlar hukuku, medeni usul hukuku ve icra iflas hukuku alanlarına giren konularda maddi hukuk ile cebri icranın, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarıyla hukuk biliminin iç içe geçtiği bir kapsama ulaşmıştır.
Yazının geri kalanını oku »
Etiketler:
Av. K. m. 35/A,
Müzakere Teknikleri,
müzakere yaklaşımları,
müzakere yetenekleri,
Şamil Demir,
uyuşmazlık çözümü,
uzlaşma,
uzlaşma sağlama
Yorum Yok »
E – posta artık hayatımızın vazgeçilmezi. Birçok iş bağlantısı ve karar verme süreçlerindeki rolünü düşündüğümüzde, iş yaşantımızda olmaz ise olmazımız haline geldiği açık. Ancak e-posta kullanımı bizlere değişik alışkanlıklar da kazandırabiliyor. Yirmi yıl önce bir kişiye ulaşabilmek için mektup yazmak veya telefon etmek gerekirken artık elimizin altındaki bilgisayar ile aklımızdan geçtiği anda diğer tarafa ulaşmak mümkün.
Peki bu kolaylık sorunlarını müzakere edenlere gerçekten yarıyor mu? Araştırmalar e-posta kullanılarak yapılan müzakerelerin, karşılıklı yapılana göre daha sert vaya yanlış anlaşılmaya açık olduğunu ortaya koymuş. Bir müzakerede en çok kaçınılması gereken şeyin yeni sorunlar yaratmak olduğu düşünüldüğünde bu şekilde yapılacak müzakerelerin amacına hizmet etmeyeceği açıktır.
Ayrıca araştırmalar insanların el yazlılarıyla yazdıkları metinlere göre e-posta yazarken, “yalan söylemeye” ve “uydurmaya” daha yatkın oldukları ve bu konuda rahat davrandıkları sonucunu ortaya koymuş. Birçok yanlış anlama riskinizn üzerine bir de yalan söyleme ve uydurma ihtimali eklendiğinde müzakere etmek için e-posta kullanımını gerçekten sağlıklı bir araç olup olmadığı konusunda tekrar düşünmemiz gerekebilir.
Yazının geri kalanını oku »
Etiketler:
Diane Levin,
E – posta,
Victoria Pynchon
2 Yorum »
Sn. Çağdaş Ekler ‘in müzakere.org makale
arşivinde yayınlanan yazısı müzakereye ilişkin benimsenen ve doktirinde de kabul gören neredeyse bütün müzakere yaklaşımlarını topluca değerlendirebilmemizi sağlayan başarılı bir çalışma.
Bir müzakerede benimsenecek yaklaşımın “çözüm” ya da “anlaşma” mı doğrucağı da yine müzakerede benimsenen taktik ve yaklaşımlarla doğrudan ilgilidir. Rekabetçi yaklaşımı benimseyerek yapılan, kıran kırana bir müzakereden sonra ortaya çıkan ve tarafları mutlu etmeyen bir anlaşma, aslında o uyuşmazlığa “çözüm” olamayacaktır. Çünkü daha sonra pişmanlık yaratan ve icabında caymayı da gerektirecek bir anlaşma, sadece o an için masadan kalkmayı sağlamış olacaktır ama varılan anlaşmaya uyulması yönündeki “irade” hiç de kuvvetli olmayacaktır.
Bununla birlikte benimsenecek işbirlikçi ve sorun çözücü yaklaşım, “gerçek ve uygulanabilir çözümlere” odaklanma fırsatı vermektedir.
Rekabetçi bir müzakere yaklaşımını yürütebilmek için herhangi bir eğitim almaya gerek yoktur. Bu tür yaklaşımı neredeyse her orta zakada birey kendiliğinden yürütebilecektir. Ama çözüme odaklı yaklaşımlar eğitimi de içine alan bir kişisel gelişim sürecini gerektirecektir. İlkeli müzakere tekniklerini ve buna ilişkin yaklaşımları diğerlerinden ayıran en önemli fark, bu tür müzakereyi “bilinçli” kişilerin yürütmesi gereğinden kaynaklanır.
Etiketler:
Müzakere Teknikleri,
müzakere yaklaşımları
Yorum Yok »
Müzakerelerin çözümsüzlükle ya da istenen kalitede çözümlerle sonuçlanamamasının başlıca sebepleriden birisi de değişik fikirlere ve seslere kapalı olmaktır. Klasik olarak taraflar hep pozisyonlarını koruma ve geliştirme kaygısı taşıdıklarından, daha önce tasarladıkları düşünceler kalıbının biraz olsun dışına çıkan yeni fikirler, belki de çözüm için en elverişli fikir olmasına rağmen sertçe muhalefete uğrarlar. Bu kazan kazan yaklaşımını benimseyen müzakerelecilerin yapacağı en büyük müzakere hatalarındandır. Kazan kazan yaklaşımını benimsemeyen herhangi bir tarafın varlığında ise beklenen bir tepkidir.
Gerçekten çözüm üretmeyi amaçlayan ve üzerinde durulması beklenen bir düşünceye yapılacak bu tür eleştiriler müzakerenin kısır ve pozisyonlar üzerinden devam etmesine, yüzeysel ve tarafları tatmin etmeyen çözümler bulunmasına neden olacaktır. Ama taraflar yaptıkları konuşmalarda fikirler biriktirirken, birbirlerini eleştirmemeyi ve böylece yeni düşüncelerin doğmasına elverişli bir ortamı sağlamayı benimsediklerinde, pozisyonel müzakere çıkmazından çıkılarak ilgiler doğrultusunda yeni ve uygulanabilir çözümlerin üretilmesi mümkün olabilecektir.
Etiketler:
pozisyonel müzakere,
pozisyonlar,
seçenekler
Yorum Yok »